insandankaynaklar

Ufukta iş görünüyor mu?

In Uncategorized on 25 Kas 2009 at 12:24

Son verilere göre Türkiye’de 3,5 milyona yakın işsiz var. Peki, görünürde istihdam var mı?

Son verilere göre Türkiye’de 3,5 milyona yakın işsiz var. Kriz bitiyor söylemlerine rağmen işsizlik oranında artış görünüyor. Yeniden işe alımların başlayacağı dönemi işsizler kadar, sırtına aşırı yük bindiği için işyerinde düşüp bayılma noktasına gelen çalışanlar da iple çekiyor. Peki, görünürde istihdam var mı? Ekonomistlere sorduk…

İşsizlik beş ay sonra yeniden tırmanışta. Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye’deki ağustos ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Buna göre ülkemizdeki işsizlik oranı yüzde 13.4. Bu oran, bu yılın temmuz döneminde yüzde 12,8 seviyesindeydi. Ağustos döneminde tarım dışı sektörlerde çalışan sayısının 192 bin kişi azalması tabloyu daha da netleştiriyor.

Son dönemde ‘kriz bitiyor’ sözü sıkça telaffuz edilmeye başlanmışken Türkiye’de işsizlik hiç de bitiyormuş gibi görünmüyor. Rakamların açıklanmasının ardından Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’nin dünyada işsizliğin en az artış gösterdiği ülke olduğunu söylemesi, Amerika ve Avrupa’dan daha iyi durumda olduğumuzu dile getirmesi de karamsarlığı azaltmıyor. Sayıları 3 milyon 429 bine ulaşan işsiz ordusu, yeni iş olanaklarının bir an önce ortaya çıkmasını sabırsızlıkla bekliyor. Ama onlar tek değil.

Çalışan sayısının iyice azaltıldığı işyerlerinde ağır iş yükünü sırtlayan çalışanlar da işe alımların başlayacağı dönemi iple çekiyor. Zira New York’taki Economic Cycle Research Institute’un başkanı Lakshman Achutan’ın geçen hafta yaptığı açıklama, çalışanların da durumunun vahim olduğunu ortaya koyuyor. Az sayıda çalışanla çok iş yapılmaya devam edilmesi durumunda ‘Çalışanların işyerlerinde artık düşüp bayılmaya başlayacaklarını’ söyleyen Achutan krizden çıkış yolunun göründüğü şu dönemde işe alımların da bir an önce başlaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Peki, işsizi de çalışanı da işe alımların başlaması için beklerken durum neyi gösteriyor? Türkiye’nin önde gelen ekonomistlerine işsizlik rakamları gerçeği yansıtıyor mu, Türkiye, ABD ve Avrupa’dan daha iyi durumda mı, kriz bitiyor mu ve işe alınmalar yakın zamanda başlar mı diye sorduk. İşte cevaplar…

“Ölmektense düşüp bayılmak daha iyi” Prof. Dr. Osman Altuğ

Türkiye’de işsizlik rakamları doğruyu yansıtmıyor. Çünkü esas olarak alınan değerler gerçek dışı. 15-60 yaş arası nüfus 48 milyondur. Bunun hemen kafadan 25 milyonunu silerler. Dolayısıyla anında 25 milyon kişi iş bulmuş olur. Kalan 23 milyonun ise 10 milyonu kayıtlı çalışır. Kalır geriye 13 milyon, bunun da 7 milyonu tarımda çalışır denilir. Geriye kalan 6 milyonun da 3 milyonu kayıt dışı çalışıyordur, kalan 3 milyonuna işsiz dersin.

Oysa Türkiye’de korkunç bir işsizlik var. Ancak Başbakan insanlara ‘beterin beteri var halinize şükredin, bakın Avrupa’da işsizlik bizden daha çok’ diyor. Avrupa’daki ekonomi kayıtlı ekonomi; bizimkiyse kayıt dışı. Kıyaslamak mümkün değil. Avrupa’da rakamların kötü çıkması da gerçeği yansıttığı için doğaldır. Türkiye’deki rakamları 48 milyon üzerinden hesaplarsanız kafayı yersiniz.

Bu kriz devam etmektedir; dünya krizi meselesi ayrı Türkiye krizi meselesi ayrı birer boyuttur.

Kriz döneminde az sayıda çalışana çok iş yüklenmesi durumu ise ölümü gösterip hastalığa razı etmek! Tabii teknolojik bir gelişme var. Emek yoğundan makine yoğun bir sanayi anlayışına geçiyorsunuz ve bunun sonucunda daha az insan çalıştırmak zorunda kalıyorsunuz. Daha az insan çalışınca insanlar işsiz kalıyor. O zaman o insanlara yeni iş alanları açmak zorundasınız. İşte bütün sorun burada. Yeni işyerleri açmak. Yeni işyerleri açmak için de yatırım yapmak gerekiyor.

Öte yandan işyerinde yoğun çalışmaktan insanların düşüp bayılacağı söyleniyor. İşyerinde düşüp bayılacak bir fırsat bulursa çok güzel! İnsanlar zaten işsiz kaldıkları için ölüyorlar. Ölmektense düşüp bayılmak daha iyi. Ekonominin kanunları acımasız. Peki, yakın dönemde Türkiye açısından tekrar istihdam başlaması gibi bir şey söz konusu olabilir mi? Olamaz! Düşük faiz modeline devam ettikçe, özel sektör böylesine büyük bir borç içerisindeyken Türkiye bu sorunu çözemez.

“İşveren, bayılttığını ayıltmayı bilir!” Prof. Dr. Ege Cansen

İşsizlik oranı Amerika’da yüzde 10.3, Avrupa’da 9.6. Yani Türkiye’deki 13.4’lük orandan daha yüksek değil. Ancak Amerika’da yüzde 5, Avrupa’da yüzde 20-30 civarında artış oldu. Düşükten çok hızı çıktılar. Başbakan’ın ‘bizim durumumuz daha iyi’ dediği bizde artışın daha az olması. TÜİK 3,5 milyon işsiz olduğunu söylüyor. Bu rakamların doğru olup olmadığından çok esas takip etme sebebimiz kıyaslama. Ortaya çıkan rakam kesin değilse bile aynı metodolojiyle yapılan ölçümler iyiye mi gidiyoruz kötüye mi açısında bir gösterge sağlıyorsa yeterlidir. Bu rakamı çok ciddiye almayalım ama çöpe de atmayalım.

Krizi bir göstergeyle ölçmek gerekirse bu gösterge milli gelir artışıdır, bir önceki döneme göre artmış mı ona bakmak gerekir. Geçen senenin verilerine göre bu rakamların pozitif çıkma ihtimali çok yüksek. Düz mantıkla bakınca kriz bitmiştir veya bitmek üzeredir. Ama şöyle düşünün: Adam 80 kilodan 90 kiloya çıkmıştır, sonra 5 kilo verip 85 kiloya inmiştir.

Bu adam şimdi şişmanladı mı zayıfladı mı? Önceki dönemlere göre 5 kilo fazlası var, son döneme göre ise 5 kilo azı var. Yani daha geniş perspektiften baktığımda ben kriz bitmiştir diyemem, krizin bittiğine dair kuvvetli sinyaller var derim. İşsizlik oranının artması ise şaşırtıcı değil. Ekonomide öncü ve artçılar vardır. Milli gelir artmaya başladıktan iki üç dönem sonra istihdam artışı başlar. İstihdamın başlaması krizden önceki milli gelir seviyesine yaklaşılırken gerçekleşir. Asıl artış ise milli gelir 100’de 100’ün üstüne çıktığı zaman olur.

Buna göre istihdamın tekrar kriz öncesindeki seviyeyi bulması 2011’i bulur. Bu arada bu işsizlikte çalışanların sağ ayağınla daktilo yaz, sol ayağında faks çek, elinle telefona cevap ver durumu devam ediyor. Çalışanı sıkıştırıyorlar. Ama işveren zaten gaddardır. Çok çalışmaktan bayılanları da ayıltır ve ucuza çalıştırmaya devam eder. Kapının dışında ‘ben böyle de olsun razıyım, yeter ki bana iş ver’ diyen adamlar varken bu sıkıştırma biraz daha devam eder.

“İşe alımlar ‘son ana kadar’ ertelenir” Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu

Türkiye’nin rakamlarını gelişmiş ülkeler açısından değerlendirmek yanlış. Birinci nokta, Türkiye’de işsizlik oranı 2001 yılında yaşadığımız krizde karşı karşıya kaldığımız işsizlik oranının üzerinde. İkinci nokta ise rakamların doğru olduğunu ve gizli işsizlik konusunu bir tarafa bırakır isek, Türkiye’de çalışabilir nüfusun yüzde 49’u işgücüne katılırken, gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 70 civarında. Ve doğal olarak da gelişmiş ülkelerdeki işsizlik oranı bu yüksek katılımla karşılaştırılarak hesaplanıyor.

Ülkemizde ise maalesef iş bulma ümidi de olmadığı için insanlar işgücüne katılmıyor ve doğal olarak da işsizlik rakamlarında görünmüyor. Dünya ekonomisini izlersek 1973 yılından itibaren yani dünyada para sistemi yıkılıp yerine esnek kur sisteminin gelmesinden bu yana, sürekli bir ekonomik istikrarsızlık dalgası yaşanıyor. Birkaç yıl üst üste büyüyen ekonomiler hemen ardından birkaç yıl küçülme trendine giriyor. Orta Vadeli Program hedeflerine göre şirketlerin kriz öncesi ciroya ulaşması için 2012 yılını beklemek gerekiyor.

Krizin tamamen bitip bitmediğini anlamak için tabii ki işsizlik rakamları belirleyici olacak. İşsizlik oranlarının bu denli yüksek seyretmesi kriz göstergesi olarak izlenmeli.

Kriz aslında bir taraftan bir çözümdür. Çalışanlar daha düşük ücretlerle daha fazla çalışmayı kabul etmeye eğilimli hale gelir. Çünkü geçimlerini sağlamak ve borçları çevirebilmek için her türlü çalışma koşuluna razı olur. İşgücü verimliliği bu çerçevede artmaya başlar ve girişimcinin karı yükselir. Bu karlarla yapılan teknolojik yatırımlar işgücü gereksinimini azaltırken daha fazla üretimi ve verimliliği de beraberinde getirir.

Sonuç; sermaye birikiminin hızlanması, karların artmasıdır. Dolayısıyla ‘son ana kadar’ işe alımlar ertelenir. Ne zaman ki sektördeki karlılık birilerinin dikkatini çeker ve bu sektöre giriş olur işte bu noktada yeni istihdam yaratma gündeme gelir. Sistemde her şey kar içindir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: