insandankaynaklar

Unilever’de Yeni İK Dönemi

In Uncategorized on 10 Kas 2009 at 14:40

image0014

Hollanda’dan başlayarak diğer ülkelere yayılan İK yönetimindeki değişiklik, bordrolama ve mülakat gibi hizmetlerin outsources edilmesini ve şirkette “danışmanlık” sisteminin başlamasını içeriyor…

Personel yönetiminden “insan kaynakları”na geçişin ilk adımları Unilever’de atılmıştı. O dönemde Unilever’de personel yöneticiliği yapan isimler, şimdi modern anlamda insan kaynakları hizmetlerinin guruları arasında sayılıyor. Unilever Türkiye’de insan kaynaklarıyla ilgili şu sıralar yeni bir değişim süreci yaşanıyor. Bu aslında şirketin global merkezi Hollanda’da başlayıp, Güney Afrika ve İngiltere’de de uygulanan bir yapılanma. Değişim yönetiminin başında da Unilever Türkiye’nin 57 yıllık tarihinde ilk yabancı insan kaynakları yöneticisi olan ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı unvanıyla geçtiğimiz aylarda Hollanda’dan atanan Lennard Boogaard var.

İK’da iş ortağı Acceture

Değişim, insan kaynakları departmanının şirket içinde daha butik hizmet vermesi şeklinde özetlenebilir aslında. Boogaard, bunun bir süreç olduğunu ve belli bir bitiş tarihi belirlemediklerini söylüyor. Bu süreçte ilk adım olarak, insan kaynakları üzerindeki bordrolama gibi “kağıt işleri” ve belli düzeylerdeki eleman alımlarının outsource (dış kaynak kullanımı) edileceği bir şirket bulunmuş. Bu aşamada yine global bir şirket olan Accenture ile anlaşma yapılmış. “İnsan kaynaklarında yeni iş ortağımız Accenture, mülakatları ve diğer kağıt işlerini üzerimizden alacak” diye anlatıyor Boogaard.

İnsan kaynakları elemanlarına ise farklı bir statü getirmiş bu değişim. Artık Unilever içinde HRBP denilen şirketin insan kaynakları iş ortakları var. Şu anda yedi kişi bu unvanla, bölüm yöneticilerine butik bir danışmanlık hizmeti veriyor. Peki ne yapıyorlar? “ İK iş ortaklarımız, bölümlerde ihtiyaç duyulan profilleri işe almak için birebir görüşmeler yapmayacak. Bunun yerine her iş ortağı, sorumlu olduğu bölüm müdürünün danışmanlığını yapacak. O bölüm nereye gitmek istiyor, neler hedefliyorsa bunun için gerekli olan eleman profilini belirlemesinde yöneticiye yol gösterecek. Metodları öğretecek. Mülakatta nelere dikkat edilmesi gerektiğini, o profildeki bir elemanı nasıl ayrıştırabileceklerini gösterecek. Sonrasında o yönetici Accenture’la alım sürecini devam ettirecek. Biz dışarıdan destek verebiliriz. Onlarla bisiklete binmiyoruz, bisikleti kullanmayı öğretiyoruz.”

Elemanlar eğitildi

Bu yapılanma için insan kaynaklarındaki elemanlar önceden bir eğitim sürecinden geçirilmiş. Danışmanlık becerileri kazanmaları için hazırlıklar yapılmış. Boogaard, yapılanmanın teknik kısmının tamamlandığını uygulama aşamasında ise net bir tarih belirlemediklerini anlatıyor.

“Lise yıllarım Türklerle geçti”

Lennard Boogaard, Türkiye gelmeden önce dört yıl boyunca Hollanda’da Benelux ülkelerinden sorumlu İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış. Kariyerinin bu noktasında artık Unilever’in potansiyeli yüksek farklı bir ülke ofisinde çalışmayı istiyormuş. “Bu ülke Türkiye olunca çok sevindim. Çünkü Hollanda’da lise ve üniversite hayatım boyunca çok Türk arkadaşım vardı. Kültürünüzü tanıyorum” diyor.

Daha önce hem Dalyan hem de Torba’da ailesiyle yaz tatili geçirdiğini belirten Boogaard, Türkiye’nin Unilever içinde çok önemli bir yere sahip olduğunu, özellikle İK uygulamaları anlamında birçok “en iyi uygulama” ödülü aldığını belirtiyor. Ayrıca 57 yıldır ilk yabancı insan kaynakları yöneticisi olmasını da memnuniyetle karşılıyor: “Büyük ihtimalle son olacağım. Bunu da kariyerim açısından şans olarak görüyorum.”

En az 50 yeni mezun alacak

Unilever Türkiye’de yeni yetenekleri kazanmak her şirkette olduğu gibi öncelikli konulardan. Özellikle MT Programında yer alan yönetici adaylarına birçok eğitim fırsatı sunuluyor.

Geçen yıl 50 yeni mezun alan şirket, 2010’da da en az bu rakamı gerçekleştirmeyi hedefliyor. Boogaard, Türkiye ekibinin yenilikler geliştiren bir yapıda olduğunu, en son MT programındaki gençlerin www.discoveryunileverturkey.com sitesini hazırlayarak büyük takdir topladığını belirtiyor. Bu site gençlere Unilever’de herhangi bir pozisyonun 24 saatini nasıl geçirdiği gibi çalışma ortamına yönelik bilgiler veriyor.

Boogaard, Unilever’e girmek isteyen gençlere de şunları söylüyor: “Elbette okulunuz, yabancı dil bilmeniz önemli. İş deneyimi, okurken bir projede görev almış olmanız, bir kulüpte aktif rol almanız… Bunların hepsi önemli. Ama bizim asıl istediğimiz, sürünün parçası olmayan nevi şahsına münhasır gençler. Unilever’in DNA’sında dünyayı değiştirebileceğine inanan yetenekleri barındırmak var. Böyle olduğunuzu düşünüyorsanız, burada şansınız var.”

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: